bcycle4.jpg
Biz Kimiz, Hakkımızda Fotoğraf, Fotoğrafçılık Dağcılık Doğa Yürüyüşleri, Trekking, Gezi Doğa, Çocuk ve Doğa, Ağaç Türleri, Böcekler ve Bitkiler Bisiklet, Parkurlar, Yazılar, Anılar Sponsorlar İletişim

Çocuğumla Doğadayız Çocuğumla Doğadayız

E-Posta:


   

Ana Sayfa > Bisiklet > Pedalla Anılar



Kapadokya Bisiklet Turu

Yazı ve Fotoğraflar : Özgür Kaynak

2008 yılının mart ayından beri yeni bisikletimi almamla beraber sürekli aklımda olan bir projeydi bu. Ama bir türlü , plan ve program yapmama rağmen tura katılacak olan kişilerin gelmemesinden dolayı ertelemek zorunda kaldığım bir proje olarak rafta bekliyordu.

2008 yılının mart ayından beri yeni bisikletimi almamla beraber sürekli aklımda olan bir projeydi bu. Ama bir türlü , plan ve program yapmama rağmen tura katılacak olan kişilerin gelmemesinden dolayı ertelemek zorunda kaldığım bir proje olarak rafta bekliyordu.

2008 Kasım ayı'nda Adem abi ile yaptığımız bir telefon konuşması sonrasında tekrar gündemimize alarak beraberce yapmaya karar verdik.

 


 

Zaten istekli olan Adem abi benimde ısrarlı tavrım karşısında tura katılmayı kabul etti.
 

Artık iş sadece gideceğimiz tarihi belirlemeye kaldı. Onu da 1 hafta içinde netleştirip yol hazırlıklarımızı yapmaya başladık…

Yola çıkış tarihimiz

Gidiş: 28 Kasım 2008 Cuma - Geliş: 30 Kasım 2008 Pazar   
 
 

HAZIRLIK AŞAMASI :
Telefon görüşmeleri sonucunda Kapadokya'ya ulaşımı otobüsle yapmanın kötü hava koşullarında daha mantıklı olduğuna karar vererek otobüs saatlerini öğrenip uygun saatlere gidiş ve dönüş biletlerimizi alarak hazırlıklarımıza başladık.
 

Sonuçta 2 gün kalacağımız için fazla malzeme gerekmediğini düşünerek kısa bir ihtiyaç listesi hazırladık.
 

Kapadokya da nasıl bir rota izleyeceğimiz üzerine konuşarak net olmasa da güzergahlarımızı belirledik. Ama asıl rotamızı orada ki duruma göre yeniden oluşturabileceğimiz kararını aldık.
 

Asıl sorun; bu mevsimde ve bu hava şartlarında çadır atamayacağımıza göre nerede konaklayacaktık?
 

Esasında konaklamaya para vermek de istemiyorduk. Bu yüzden bir sponsor bulabilirsek her şey hallolacaktı. Bunu da Ümit abi'nin Kapadokya Uç Hisar da bulunan arkadaşı Taşhan Restorantın sahibi Kamuran abi'nin sponsorumuz olmasıyla çözmüş olduk.

 



 
 

GEREKLİ OLAN TEKNİK MALZEMELER :
Bisiklet Malzemeleri : Kask, eldiven, gözlük, alyans takımı, pompa, yedek iç lastik, yama takımı, ön ve arka farlar, kilit, matara, pil, şarj aletleri, sırt çantası, ön ve arka çamurluk
 

Giysi Olarak : Yağmurluk(alt-üst), içlik, tayt, polar, bisiklet ayakkabısı, çorap, havlu, bel ve sırt çantası, capri ,kar maskesi
 

Tıbbi Malzeme : pamuk, yara bandı, sargı bezi, bileklik, tendürdiyot, oksijenli su, sürtünmeye ve kasılmalara karşı krem, ıslak mendil, sabun, diş fırçası ve macunu, el ve vücut kremleri, deodorant ve koltuk altı jeli, ağrı kesici ilaç
 
 

ROTA :
Sırasıyla gezilen yerler şöyledir

1.Gün :Kaymaklı , Derinkuyu, Tilkiköy, Başköy, Güzelöz, Şahinefendi, Taşkınpaşa,
2.Gün :Ortahisar, Ürgüp, Mustafapaşa, Avanos, Zelve, Çavuşin, Göreme, Uçhisar

 


 

  TEŞEKKÜRLER :

  • İlk başta bu projemin gerçekleşmesi için benimle bu yola çıkan ve bana yolda eşlik eden Adem abi ye…
  • Sponsor bulmamıza yardımcı olan Ümit Abi'ye
  • Sponsorumuz Taşhan Restorantın sahibi Kamuran abiye ve restorant çalışanlarına
  • Ayrıca bizden samimiyetlerini esirgemeyen yöre halkına.
     

GÜNLÜĞÜM : 

1.Gün ( 28 Kasım 2008 Cuma )
Cuma akşamı saat 18.30 da Adem abi ile beraber Aşti'den kalkan otobüsümüze binerek yaklaşık 4 saat 30 dakika süren yolculuğun ardından gece 23:00'te Nevşehir 'e iniyoruz.Bagaj da bulunan bisikletlerimizi de aldıktan sonra hazırlanarak bisiklet üzerinde Nevşehir 'e yaklaşık 8 km uzaklıkta olan Uçhisar beldesine giderek Taşhan restorandaki yerimize yerleşiyoruz. Kamuran abi ile de orada tanışma fırsatını buluyoruz. Hep beraber yemeklerimizi yerken Kamuran abi'den gezilecek yerlerle ilgili bilgiler alıyoruz. Daha sonra da sabah erken kalkacağımız için hemen yatıyoruz.

Gün içerisinde bisikletle yapılan yol 20 km.

 

2.Gün ( 29 Kasım 2008 Cumartesi )
Sabah saat 08.00 de zorlanarak kalkıyoruz ama yapacak bir şey yok . Hazırlanmış olan sabah çorbalarımızı da içerek gerekli hazırlıkları  yaptıktan sonra bisikletlerimize binerek belirlemiş olduğumuz güzergaha doğru günün ilk pedalını çevirmeye başlıyoruz .
 

Aslında dün geceden hava ile ilgili biraz korkularımız vardı. Gece biz bisiklet üzerindeyken kar yağışı başlamıştı .Ayrıca Cuma gündüz  de kar yağışı varmış. Neyse ki Cumartesi sabah herhangi bir kar yağışı yoktu ama hava kapalıydı.
 

Elimizde haritamızla artık düşmüştük yollara.

 


 
Yaklaşık 20 km lik bir yol sonunda Kaymaklı ya ulaşıyoruz. İlçe meydanında bulunan kahveye giderek hem açlığımızı yatıştırmak için bir şeyler yiyoruz hem de sıcak çaylarımızı yudumluyoruz. Tabi bu esnada bizi gören yöre halkının etrafımıza toplanmasıyla onlarla da kısa ama güzel bir sohbete giriyoruz. Sohbetin ardından müsaade isteyerek tekrar yola koyuluyoruz.

 


 


 

Yaklaşık 10 km daha gittikten sonra Derinkuyu kasabasına ulaşıyoruz. İlk işimiz yeraltı şehrine giderek orayı gezmek oluyor. Daha sonra da yeraltı şehrinin hemen yanında bulunan kiliseyi de gezerek fazla zaman kaybetmeden tekrar yollara düşüyoruz. 10 km yol gittikten sonra Tilköy'e ulaşıyoruz. Ama zaman kaybetmemek adına durmadan devam ediyoruz. Yol boyunca çok güzel yerler görüyoruz.

 


 

 

Zamanın geçmesiyle beraber hava kararmaya ve de soğumaya başlıyor. Bizimde performansımız düşüyor. Tilköy den sonra herhangi bir yerleşim yeri bulamadıgımız için bir türlü yemek yiyemiyoruz. Yanımda bulunan bisküvilerle açlığımızı bastırarak pedallıyoruz. Öğleden sonra saat 15.30 gibi Soğanlı yol sapağında bulunan Güzelöz köyünde mola veriyoruz. İlk önce yemek yiyip sonra da Soğanlıya uğramadan tekrar Uçhisar'a dönmek üzere plan yapıyoruz. Eğer Soğanlıya gidersek ekstradan 22 km git gel için zaman harcayacağız . Zaten Soğanlıya gitmeden bile gece yolda olacağımızı düşünerek oraya gitmemiz halinde kalmamız gerektiğini de düşünerek Soğanlıya gitmekten vazgeçiyoruz.

 

 

 

 

Yemek içinde kapalı olan bir lokanta buluyoruz sahibi hemen lokantanın yanında oturdugu için evine giderek rica ediyoruz bize bir şeyler hazırlaması için. Sağolsun ev sahibi teyze bizi kırmayarak hemen bir şeyler hazırlıyor ve yemeğimizi yiyerek tekrar yola koyuluyoruz. Ancak hava iyice soğumuş ve kararmış durumda. Biz de otostop çekmeye karar veriyoruz ama yoldan geçen herhangi bir araba olmadığı için tekrar pedallamaya başlıyoruz. Önümüzde çıkmamız gereken uzun bir rampa olduğu için zorlanıyoruz. Neyse ki yoldan geçen bir Arçelik servis aracı muhtemelen halimize acıyarak bizi arkası açık olan panelvan araca alıp rampadan kurtarıyor.

 


 

 

 

 

Yaklaşık 3 km sonra araçtan inerek yolumuza tekrar bisikletlerle devam ediyoruz. Artık hava iyice kararmış ve de kuru ayaz başlamıştı. Etrafta herhangi bir yerleşim yeri ve de bitki örtüsü olmadığı için(çorak) ıssızlığı ve soğuğu fazlasıyla hissediyoruz. Tabi ben de turu erken tamamlarız diye düşünüp yanıma gerekli giyecekleri almadığım için soğukla başbaşa kalıyorum.

 


Çaresizlik ve ümitsizlik içerisinde pedallamaya devam ederken yoldan hiçbir aracında geçmediğini farkediyoruz ve eger hareketsiz kalırsak gerçekten donabileceğimizi düşünerek hızlı olmamız konusunda daha gayretli olmak için birbirimize telkinde bulunuyoruz.

 


 

Nihayet Şahinefendi köyüne ulaştık ama köyde kimseyi bulamadığımız için hiç durmadan devam ederek buraya en yakın diğer yerleşim yerine ulaşmak için tekrar pedalladık . Ama artık vücudumuzun bazı yerlerinde uyuşukluklar ve bazı bölgelerimizi hissetmeme durumları başladığı için performansımız  iyice düştü Bunun üstüne yolun ve etrafın zifiri karanlık olduğu gerçeğini de eklersem sanırım nasıl ilerlediğimiz az çok anlaşılır.
 

Araçtan indikten 10 km kadar sonra saat 17.30 civarı yaşam belirtisi olan Taşkınpaşa köyüne ulaşıyoruz. Köy meydanında bulunan kahveye bisikletlerimizi bir tarafa savurarak giriyoruz. Kahvedeki köy halkı bizi görünce şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar. Hemen çaylarımızı isteyip sobanın yanına yerleşiyoruz. Ardarda içtiğimiz çaylar ve yanan sobanın etkisiyle vücutlarımız tekrar normal ısı değerlerine kavuşuyor. Kendimize gelmemizle beraber kahve de bulunan köy halkı da çevremize toplanarak bu saatte bisikletlerle orada ne yaptığımızı soruyorlar.Bizde durumu anlatıyoruz ama gene de aklımızdan şüphe ediyorlar.
 

Yarım saatlik dinlenmeden sonra ben yola bisikletle devam etme taraftarı olmama rağmen Adem abinin gücünün tamamen tükenmiş olması nedeniyle artık bulunduğumuz yerden Uçhisar'a kadar araçla gitmeye karar veriyoruz. Orada bulunan kişilerden bu konuda bize yardımcı olmalarını istiyoruz .Onlarda tanıdık birisini ayarlayıp bizi Uçhisar a kadar bırakacak birisini ayarlıyorlar. Adamla anlaşıp yola koyuluyoruz. 30 km uzaklıkta olan Uçhisar'a 20 dakikalık yolculuk sonrasında kaldığımız yer olan Taşhan Restorana ulaşıyoruz.Hemen yerleşip yemeklerimizi yiyip , çaylarımızı yudumlayarak kendimize geliyoruz.

 


 

İyice kendimize geldikten sonra da Kamuran abinin de bize dahil olmasıyla başlıyoruz günü kısa bir özetine ve özeleştirilerine. Güzel ve keyifli bir sohbetin ardından Adem abinin parkurun 2.kısmına katılmamasına karar veriyoruz.Yani ben yarın(3.gün Pazar günü) tek başıma yola çıkarak parkurun 2.kısmını tek başıma bitireceğim.A dem abi de ben turdan gelene kadar Uçhisar da zaman geçirecek. Ben geldik den sonrada 15.00 de kalkacak olan otobüsümüze binmek üzere Nevşehir merkeze doğru pedallayarak terminalden otobüsü binip Ankara ya dönüş yapcağız.
 

Yorgunluğunda üzerimize iyice çökmesiyle beraber deliksiz bir uykuya geçiyoruz Adem abiyle beraber…
 

Gün içerisinde bisikletle yapılan yol 71 km.
    
 

3.Gün ( 30 Kasım 2008 Pazar)

Sabah saat 07.00 de kalkıp hazırlanarak yollara düşüyorum.Hava biraz kapalı gibi ama en azından yağış yok.Yerler biraz ıslak ve beyaz. Sanırım geceden kar yağmış.
 

12 km lik yolun ardından Ürgüp'e giriş yapıyorum.

 

Birkaç kare fotoğraf çektikten sonra tekrar pedallayarak Ürgüp'e 5 km uzaklıkta olan Mustafapaşa'ya ulaşıyorum.

 

  

Sabah Kahvaltımı da meydanda bulunan kahvede yaparak Pazar sabahının huzurunu ve mutluluğunu yaşayarak sakin ve sessiz sokaklarında dolaşıp fotoğraflar çekiyorum.

 

 

 

 

Daha sonra tekrar pedallayarak, Ürgüp'e dönüş yapıyorum orada biraz zaman geçirdikten sonra tekrar yola koyularak güzel bir manzara eşliğinde 11 km sonunda Avanos'aulaşıyorum.

 

 

 

 

 

 

 

Kızılırmak kenarında oturarak öğlenin sıcağında çayımı yudumlayarak küçük bir tur attıktan sonra yol üzerinde bulunan Paşabağı'na 6 km sonunda ulaşıyorum. Orayı gezip fotoğrafladıktan sonra 2 km ilersindeki Zelve vadisine giderek orda bulunan açık hava müzesini geziyorum.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ardından tekrar pedallayarak Çavuşin kasabasından geçerek 5 km sonunda Göreme'ye ulaşıyorum. Orada bulunan Açık hava müzesini de gezdikten sonra saatime bakarak daha hızlı olmam gerektiğini düşünerek fazla oyalanmadan tekrar düşüyorum yollara.

 


 

 

 

 

Tabi ki yol boyunca gördüğüm ve de beğendiğim yerlerde durup fotoğraf çekmeyi de ihmal etmiyorum .

 


 

 

Saat 13.15 gibi Uçhisar'a giriş yapıyorum Kasaba'nın merkezinden geçerek Taşhan Restoran'a gidiyorum(sabah 07.30 da başlamış olan turum öğlen 13.15 de bitiyor).Adem abi ile buluşarak bize hazırlanmış olan güzel yemeklerimizi yiyerek son hazırlıklarımızı da yaparak Kamuran abi ve çalışanlarına her şey için teşekkür ederek Nevşehir otobüs terminaline doğru bisikletlerimizle hareket ediyoruz. Yarım saat süren bisiklet yolculuğumuz sonrası otobüs terminaline ulaşarak bisikletlerimizi bagaja yerleştiriyoruz. Otobüsteki yerimizi alarak Ankara'ya doğru hareket ediyoruz…
 

Gün içerisinde bisikletle yapılan yol 76 km

 

Özgür Kaynak - ozgur.kaynak@yuruyoruz.com

 


 


 


 
 

 
 

 




Tasarım: Studio Martin